Sayfalar

1 Haziran 2011 Çarşamba

Rum (Rom)Ron (İspanyolca/Portekizce),Rhum (Fransızca),Rum (İngilizce/Almanca)
On yedinci yüzyıldan beri varlığını sürdüren rom, dünyanın en eski sert içkilerden biridir.Neredeyse renksiz,yumuşak ve hafif kokulu olabileceği gibi koyu kahverengi,çok kokulu,lezzetli ve sert de olabilir.
Romun Kökenini Oluşturan En Önemli Ülkeler
Büyük Antiler; Küba,Jamaika,Haiti,Portoriko ve Dominik Cumhuriyeti.
Küçük Antiler; Virgin Adaları,Martinique,Guadeloupe,Trinidad ve Barbados.
Güney Amerika; İngiliz Guyansı (Demerara),Hollanda Guyanası (Surinam),Fransız Guyanası (Cayenne),Brezilya ve Venezuella.
Diğer Ülkeler; Amerika Birleşik devletleri,Meksika,Filipinler,Madagascar,Reunion.
Üretimi; Rom uzmanlara göre, damıtımın yeri ve yöntemi çok önemlidir.Şarap uzmanları gibi rom uzmanları da, değişik romların lezzet farklarını ayırt ederler.Her çeşit romun temelini şeker kaynadıktan sonra geriye kalan yapışkan, kahverengi melas oluşturur.(bir istisna,sadece şekerkamışı suyu ve şekerkamışı şurubuyla yapılan bir çeşit romdur.).Yirmi ayak uzunluğunda büyüyen şekerkamışı özü %18 oranında şekere eşit olan %90 oranında tatlı su içerir.Melas da şeker açısından zengindir.Hatta o kadar zengindir ki, suyla karıştırılana kadar mayalanmaya başlamaz.Sulandırılmış melaslara şekerkamışı suyu süzülürken yüzeye çıkan köpükler eklenir.Önceki damıtımda imbikte kalan maya,bakteri ve asit artıkları da eklenebilir.Eklenen bu malzemeler, romun lezzeti ve kokusu açısından çok ama çok önemlidir.
Martinique’de yapılan Fransız romu gibi romlar,direk olarak saf şekerkamışı suyundan veya şekerkamışı şurubundan damıtılır.Daha ekonomik ve yaygın olan bu yöntemde şekerkamışı suyu çift amaçlı kullanılır.Bir fabrikada şeker ayrıştırılır; kalan atık maddelerden rom imal eden komşu bir fabrikada rom damıtılır.Ancak uluslaraarası alanda şekerkamışı pazarlaması artık azaldığından,şekerkamışı üreticisi ve rom üreticisi arasındaki bu geleneksel düzen büyük ölçüde önemini yitirmiştir.Mayalama işlemi sırasında üreticinin melas,su ve köpüğe ne çeşit maya, bakteri ve kokulu malzemeler kattığı bir sır olarak kalmıştır.Rom üretiminde bu işlem,son derece hızlı gelişir ve yalnızca 20-30 saat arasında kıvamına ulaşır.Ama bazı rom çeşitlerinin üretiminde çevredeki ısı sürekli kontrol edilir ve işlem 12 gün kadar uzar.Yavaş mayalanma sonucu daha keskin bir koku ortaya çıkar.İlave edilen enzimler,alkol içindeki şeker ile karbondioksiti ayrıştırır.Mayşe,maya hücreleri tüm şekeri tüketip ölünceye kadar kaynar.Bir sonraki damıtımda alkol buharlaşana kadar mayşe ısıtılır.Sonra soğutularak alkol yeniden sıvı halini alır.Damıtımı yapan kişinin gerçek sanatı,ısıyı sürekli kontrol etmektir.Böylece istenen kokulu maddelerin alkolle beraber buharlaşmasını,aldehit ve zararlı gazların ise buharlaşmamasını sağlamalıdır.Çoğu üretici,romun kokusunu güçlendirmek ve onu farklı kılmak için damıtım sırasında karışıma bazı malzemeler ekler.Bunlar; tarçın,vanilya,ananas,kuru üzüm,yonca yaprağı veya şeftali yaprağı,akasya kabuğu ve erik özüdür.
2 farklı kalitede rom üreten 2 farklı damıtma yöntemi vardır;
1- Geleneksel imbikten geçirme yöntemidir; Kokuyu güçlendiren elementler alkolden ayrılmaz.Sonuçta sert ve keskin bir rom elde edilir.Bu kokulu romlar, özellikle Jamaika ve Haiti’de üretilir.
2- Hafif romlar ise;sürekli olarak çalışan imbiklerde damıtılır; istenmeyen kokulu maddelerin daha iyi ayrılmasını sağlar.Ama aynı zamanda lezzetinden kaybeder.Sonuçta,piyasada sert romlardan üstün gelen hafif rom oluşur.
Damıtma işlemi bittiğinde rom, hala saf ve kötü tatlıdır.Uygulanan tarife ve damıtma yöntemine alkol oranı 130⁰ - 180⁰ arasında değişir.Ancak aylar ya da yıllar süren bir dinlenmeden sonra asitler ve alkol birbirine tam olarak karışır.Romun açık veya koyu olması dinlendirme yöntemine bağlıdır. Meşe fıçılarda dinlendirilen romlar,sarımsı veya kahvemsi bir renk alır.Paslanmaz çelik tanklarda dinlendirilen romlar,renksiz kalır.Siyah romlar ise rengini pişirilmiş şeker veya karamelden alır.Üretim bölgesine göre kalite ve lezzet bir hayli değişir.
Bazı Rom Çeşitleri
Portoriko romu; Dünya çapında lider bir üretici firma tarafından yapılan hafif romlar.
Jamaika romu; Lezzetiyle ünlü hafif,etkili romlar.
Demerara romu;Guyana ve Batı Hint Adaları’nda yapılan son derece koyu renkli,kokulu romlar.Bazıları çok yüksek derecede şişelenir.(151⁰ olanı vardır)
Rom Markaları
Admiral Rodney - St.Lucia



Alleyne Artur's – Barbados


Aniversario Pampero Anejo – Venezuella




Appleton – Jamaika





Bacardi - Portoriko (dünyada en çok satan içki)




Barbancourt – Haiti




Barrilito – Portoriko



Bermudez - Dominik Cumhuriyeti




Boca Chica - Portoriko



Bologne - Guadeloupe



Bourdon - Guadeloupe
Buccaneer - Montserrat



Cacique - Venezuella



Caldas Rum - Kolombiya



Calypso - Barbados



Captain Morgan - Jamaika



Caribbean Gold - Jamaika



Castillo - Portoriko



Champion - Haiti



Clement - Martinique



Cockspur - Barbados



Columbus - Jamaika



Coruba - Jamaika



Courantin - Guyana
Courville - Martinique



Cruzan- U.S Virgin Adaları



Del Barrilito - Portoriko



Demerara - Guyana



Denros Bounty -St. Lucia



Depaz - Martinique



Dillon - Martinique



Don Q - Portoriko



Duquesne - Martinique



Flor de Cabana Blanco - Jamaika



Forgeron - Jamaika



Goddard's - Barbados



Havana Club - Küba (dünyadaki en büyük rom fabrikası)



J. Bailly - Martinique



Kairi – Trinidad



La Favorite – Martinique



La Mauny – Martinique




http://www.majadavet.com/Default.aspx?tabid=179









31 Mayıs 2011 Salı

Alkolün Mitolojik Tarihçesi


Alkol kullanımı ve onunla ilgili sorunlar tarihin çok eski dönemlerine kadar dayanmaktadır. Anadolu, Mezopotamya, Mısır ve diğer Akdeniz bölgelerinde yaşamış ulusların alkol kullandıkları tarihsel kayıtlara geçmiştir. Eski Mısır, Yunan, Roma tarihçilerinin alkollü içkilerden söz ettikleri bildirilmektedir. Dünyanın varoluşunu anlatan insanlık tarihinin ortak Nuh efsanesinde; tufan sırasında Nuh'un gemisinde bulunan üzümün önce üzüm suyuna sonra şıraya ve şaraba dönüştüğü, tufandan sonra gemide bulunan insanların şarap içerek karaya ayak bastığı ve şarabı dünyaya yaydığı belirtilmiştir.
Yine kaynakların bildirdiği bir başka efsaneye göre; Nuh peygamber, Ağrı (Ararat) Dağı eteklerinde, günün birinde güzel keçisinin eskisinden daha neşeli olduğunu görür. Önceleri bu duruma bir anlam veremez. Ancak keçinin her geçen gün neşesi artar; hoplar, zıplar, sağa sola tos vurur ve etrafa neşe saçar. Bunun üzerine keçinin peşinden gider ve keçinin yere düşmüş, hafif fermente olmuş üzüm tanelerini yedikten sonra keyiflendiğinin farkına varır. Meyveyi deneyen Nuh peygamber çok beğenir ve sıkarak beklettiği üzüm suyundan (doğal fermentasyon sonucu oluşan hafif alkollü şarap) içerek neşelenir. Ancak bu durumu kıskanan şeytan, bağları alevli nefesiyle kurutur. Buna çok üzülen Nuh peygamber çaresiz şeytan ile pazarlığa girer.
.


Şeytan bir tek şartla bağlara yeniden hayat verecektir; sürüden yedi hayvan kurban edecek ve bu hayvanların kanlarıyla bağlar sulanacaktır. Aslan, kaplan, ayı, köpek, horoz, tilki ve saksağan kurban edilerek kanlarıyla bağlar sulanır. Bağlar canlanarak hayat bulur. Bu nedenle şaraba yedi hayvanın karakteri geçmiştir. Şarabı fazla içen insanlar aslan gibi cesur, kaplan gibi yırtıcı, ayı gibi güçlü, köpek gibi kavgacı, horoz gibi gürültücü, tilki gibi kurnaz, saksağan gibi geveze olabilirler. Bunlar tek tek ya da birkaçı birlikte görülebilir.
Kuşkusuz şarap çok eski bir içki... Birçok araştırmacıya göre şarabın anavatanı Anadolu’dur. M.Ö.3000 yıllarında henüz Avrupa kıtası şarabı tanımazken, Anadolu'da şarap imal edildiği bildirilmiştir. Mitolojiye göre ise, ilk bağcılık ve şarapçılık bilgilerini Yunanlılara öğreten kişi şarap tanrısı Dionysos, Romalılarda ise Baccus'dür. (Bromies, Enhics, Dithyrambos, yeni metinlerde İakkos ve İobakkhos adıyla da anılmıştır.)Tanrılar tanrısı Zeus'un oğlu olduğu bildirilmektedir.
Dionysos, Yunan öncesi tanrılardandır. Trakya ya da Frigya'dan geldiği sanılmaktadır. Zeus ve Apollon ile birlikte antikçağ Yunan düşüncesinin üç büyük tanrısından biridir. Çiftçiliğin, bağcılığın, meyve özellikle üzümün koruyucusudur. Euripides’in Bakkhalar adlı oyununda hem insan, hem de tanrı olan Dionysos, yerine göre kadın kişiliğinden yırtıcı hayvana kadar değişen görüntülerde ortaya çıkar. İki büyük anlamı vardır Dionysos’un... İlki doğa tanrısıdır. İkincisi ve asıl büyük kuvveti de insanla doğa arasındaki ilişki, insanı doğanın sırlarına erdiren büyülü güçtür. Doğanın sırlarına ve gücüne ulaşmak, yani tanrılaşmak, insan için ulaşımı en çok özlenen aşamadır.
Bakkhalar oyununda, Teiresias şöyle der: "... Bu içki dertlilerin derdini avutur, onu içenleri tanrı uykuya kavuşturur, onlara günlük üzüntülerini unutturur. İnsanların dertlerine başka deva yoktur. Bu tanrı, insanların tanrıları memnun etmek için içtikleri şarabın kendisidir; bundan ötürü saadetimizi ona borçluyuz. Bakkhaların sarhoşluğunda da, çılgınlığında da geleceği görme kudreti saklıdır. Azgın kadınları Aphrodite'e iten Dionysos değildir. Bu itiliş onların tabiatında vardır. İnsanların tabiatında olan herşeyde ise bir hikmet saklıdır...".
Eski Atina'da akşamın iki ana bölümden oluştuğu bildirilmektedir: "Deipnon" yani asıl akşam yemeği ve "symposion" yani içki partisi... Yemekte önce iştah açıcılar gelir, sonra ana yemekler yenilir. Bunlar; sarmısaklı mezeler içeren bir tepsi, yeşil şifalı bitkiler, soğanlar, istiridye, ançuez, deniz kestaneleri, dil balığı, tekir balığı, yılan balığı, kalamar, levrek, orkinos, torik ve ıstakozdu. Ardından eller yıkanır, koku ve çelenkler sunulur, librasyon yapılır ve her akşam yemeğinde günlük tapınmanın bir parçası olan ilahiler seslendirilir. Son olarak da akşamın asıl önemli işi olan içki içme faslı başlar. Akşamın içkili kısmının alışılmış eşlikçileri ise meyve ve pastalardır. Ayrıca leblebi gibi lezzetli çerezler de sofradaki yerini alır. Sofradakilerin bir kadehi soldan sağa doğru geçirerek birbirlerinin şerefine kaldırdıkları ve içilecek kadehlerin sayısının ya baştan kararlaştırıldığı ya da serbest bırakıldığı belirtilmiştir.
Atinalı doktor Mnesitheos’un, ertesi gün gecenin cezasını çekmemek için kötü şarap içilmemesini, şarabın tek başına değil fındık ve üzüm eşliğinde tüketilmesini; içki eğer fazla kaçırılırsa içilenlerin çıkartılmadan yatılmamasını, eğer kişi gerçekten kötü hissediyorsa duş yapılmasını, ama durum bu kadar berbat değilse sıcak bir suya dalıp çıkılmasını önerdiği belirtilmiştir.
Hipokrat’ın, suyla karıştırılmış şarabın baş ağrısına, sindirim bozukluklarına, siyatik ağrılarına ve daha pek çok hastalığa karşı kullanılmasını önerdiği, Plutark’ın, şarabı içkilerin en faydalısı, ilaçların en tatlısı ve yemeklerin en lezizi olarak tanımladığı, Julius Sezar’ın, sefere çıktığında askerlerinin barsak enfeksiyonundan korunmaları için her gün bir miktar şarap içmelerini emrettiği bildirilmiştir.

http://www.majadavet.com/Default.aspx?tabid=180

20 Mayıs 2011 Cuma

Viski'ye Dair Herşey

Whisky (İskoçya ve Kanada’daki yazılışı) ve whiskey (İrlanda ve Amerika’daki yazılışı) temeli tahıl olan alkollerdir.İskoçya,İrlanda;Amerika ve Kanada gibi başlıca dört ülkede üretilen değişik viski çeşitleri arasındaki farklar kullanılan tahılların cinsinden kaynaklanır.Değişik imalat,damıtma,dinlendirme ve harmanlama yöntemleri de fark yaratır.
İskoç Viskisi (Scotch Whiskey)
Tek malttan yapılan viski (single malt): Harmanlanmamış %100 oranında malt içeren viski.İmbikten sadece bir kez geçirildikten sonra en az üç sene bekletilir.
Fıçılanmış malt (vatted malt): Saf malt olarak da bilinir.Farklı imbiklerden geçen değişik maltlardan yapılır.
Harmanlanmış İskoç viskisi (blended scotch): Malttan yapılan viski tahıldan yapılan viski ile karıştırılır.Standart bir karışım,malttan ve tahıldan yapılmış otuz-kırk adet arasında farklı whiskey içerir.Karışımda malttan yapılmış viski oranı %5 - %70 arasında değişir.Yüksek oranda malttan yapılmış viski içeren İskoç viskisine ‘’deluxe blend’’ denir.
Tek Malttan Yapılan Viskiler
Bu viski, İskoçya’da malt haline getirilmiş arpadan yapılır.Yani damıtmadan önce arpa suda yumuşatılır,filizlenmesi beklenir ve daha sonra turba ateşinde ısıtılarak kurutulur.Malttan yapılan viskinin özelliği,fırındaki turba ateşinin verdiği isli tatlardan gelir.Bu işlem amacı,maltın şekerli tadını arpadan alarak mayalanmasını sağlamaktadır.Malt,suyla beraber ısıtılır ve mayayla karıştırılır.İki günlük mayalama işleminden sonra elde edilen sıvı biradır ve bu hacim olarak %5 – 8 oranları arasında alkol içerir.
Viskiye belirgin kokusunu veren şey,maltta ve mayalamada kullanılan sudur.Bu su, genellikle yumuşaktır ve mineral açısından zengindir.İçki imal eden her fabrika kullandığı suların kalitesini titizlikle kontrol eder.
Malttan yapılan viskide maylanmış bira iki kez damıtılır.Bu tür viskinin imalatında vakit kaybettiren,yoğun işgücü gerektiren ve asırlardır süregelen ‘’imbikten geçirme metodu’’ kullanılır.İmbikler,soğan şeklinde bakır kazanlardır.Bu imbiklerde sıvı damıtılır ve içkinin buharı soğuk suyla çevrelenmiş spiral borular içinde yoğunlaştırılır.Bu aletin şekil ve genişliği,damıtımın sonuçlarını ve çeşitli maltlar arasındaki lezzet farklarını belirler.İlk damıtma %28 alkol düşük kaliteli şaraplar elde edilir.İkinci damıtım,daha küçük bir imbikle yapılır.Bu evrede elde edilenleri diğerlerinden dikkatle ayırmak önemlidir.Çünkü bu damıtılmış sıvı,en yüksek kalitedendir.İlk ve son damıtılmada elde edilenler tamamen saf değildir ve daha sonra yeniden damıtılmaları gerekecektir.Damıtılmış sıvıların hangi bölümünün istenen standartlara uygun olduğuna karar vermek,imbikten geçiren kişinin esas sorumluluğu ve sanatıdır.
Sonuçta elde edilen taze içki renksizdir ve hacim olarak %70 oranında alkol içerir.Bu içki iyi suyla inceltilerek alkol oranı %63’e indirilir.Daha sonra meşe fıçılarda birkaç sene dinlendirilir.Olgunlaşma işleminde dinlenme süresi ve fıçının cinsi büyük önem taşır.Genellikle Amerikan Bourbon fıçıları kullanılır.(Amerika’da bu fıçılar Bourbon dinlendirmek için yanlızca bir kez kullanılır.)Ancak bazı imalatçılar,ürünlerinin ayrıcalığının kullandıkları sherry fıçılarından kaynaklandığını söylerler.
Bir viskinin rengini ve kokusunu fıçının kökeni,genişliği ve havayla temas derecesi belirler.Yasal olarak belirlenen minimum dinlenme süresi üç senedir.Ancak malttan yapılan viski 8 – 12 sene arası bekletilir.Bazı maltlar on seneden sonra kıvama ulaşır.Bazılarının ise 21 – 25 sene arası beklemesi gerekir.Yalnızca koleksiyoncuların alacağı birkaç ürün ise daha fazla dinlenebilir.Aslında viskinin onbeş seneden fazla beklemesi kalitesini daha fazla arttırmaz.Tam tersine ağa. Fıçıdan gereğinden fazla tat alır.Viski,dinlendiriltikten sonra şişelenir.Ancak bazı bağımsız imalatçılar,viskinin orjinal halinde ve sertliğinde kalmasını tavsiye ederler.Çoğu ürünlerini iyi suyla incelterek içebilir bir sertliğe (80 – 86 ⁰) getirirler.Daha sonra herzaman daha az ya da daha çok kokulu madde içeren tortuları özel bir işlemle filitreden geçirirler.Belirli bir viskinin tadının seneler geçince de aynı kaldığından emin olmak için farklı dönemlerde yapılan viskilerden belli oranlarda katarak bir karışım hazırlarlar.Amaçları, bir marka yaratmaktır.Eğer bu farklı viskiler aynı üretici tarafından damıtılmışsa,karışım ‘’tek malttan yapılmış viski’’ olarak satılabilir.Ama eğer farklı üretimcilerin maltları karıştırılmışsa ürün ‘’fıçılanmış malt’’ adıyla satılır.
Yüz kadar malt imalathanesi,coğrafi konumlarına göre farklı gruplara ayrılmıştır.Bazı bölgeler arasında belirgin lezzet farkları olsa da,sınıflama sadece coğrafidir.Hiçbir surette lezzet farklarının bir göstergesi olarak düşünülmelidir.
HIGHLANDS: Batıdaki Greenock ile doğudaki Dundee arasındaki sınırın kuzeyinde üretilen tüm maltlara ‘’Highland maltları’’ denir.Bu bölge içinde coğrafi açıdan başka ayrımlar da vardır.Ancak sadece ‘’Speyside maltları’’ özerk bir grup olarak nitelendirilebilirler.Malt üretiminin merkezi Spey nehri boyundadır.Her birkaç kilometrede bir fabrika vardır.Bunlardan Glenfiddich,Glenlivet ve Knockando piyasadaki lider markalardır.Macallan gibi büyük firmalar da bu bölgede yer alır.
Highlands maltlarının hepsinin tadı aynı değildir.Dalmore ve Macallan gibi Cognac benzeri keskin içkiler; Oban ve Knockando gibi hafif içkiler; Clynelish ve Linkwood gibi sert içkiler burada üretilir.Speyside çevresinde diğer bir ayrım kuzey,batı ve doğu Highlands arasında yapılabilir.Orkney,Islands,Jura ve Skye’da üretilen maltlar da ‘’Highland maltları’’ olarak kabul edilir.
LOWLANDS: Greenock ve Dundee arasındaki sınırın güneyinde Lowland fabrikaları bulunur.Aperitif olarak son derece uygun en hafif maltlar bu bölgede üretilir.Örnek olarak,üç kez damıtılan Rosebank ve Auchentoshan verilebilir.
CAMPBELTOWN: Bir zamanlar İskoç viskilerinin en önemli merkeziyken,şimdilerde sadece Springbank Malt üretiliyor.
ISLAY: Islay Adasında en lezzetli maltlar üretilir.Buradaki turbalı su, viskiye neredeyse tıbbi nitelikte bir keskinlik verir.Uzmanlar tarafından takdir edilen bu maltlarının en önemlileri; Lagavulin,Bowmore ve Laphroaig’dir.
SKYE: Bu adada üretilen Talisker, Islay maltlarının keskinliğini ve Highlanda maltlarının lezzetini taşır.
JURA,MULL,ORKNEY: Bu üç adanın birbirinden bir şekilde farklı olan viskileri Highland maltlarıyla aynı lezzet özelliklerini paylaşır.
IRELAND: 1608’den beri İrlanda’nın kuzeyindeki Bushmills’ de üretilen ‘’Bushmills’’ İrlanda’da üretilen tek malttır.
Malt,tüm vikiler arasında en iyisi olsa da çok ufak bir bölümü şişelenir.Kalan kısmı,harmanlanmış,İskoç viskisi üretmek için tahıldan yapılmış viskiyle karıştırılır.


Maltların bir sıralaması:


Aberlour (Speyside), 12 yıllık, 86⁰


Ardbeg (Islay), 12 yıllık, 80⁰ , 15 yıllık, 91⁰
















Auchentoshan (Lowland), 12 yıllık, 80⁰


Aultmore (Speyside), 12 yıllık, 80⁰


The Balvenie(Spyside), 80⁰,86⁰


Bowmore (Islay), 12 yıllık, 86⁰


Bruichladdich (Islay), 10 yıllık,80⁰


Bunnahabhain (Islay),  10 yıllık ,86⁰


Cardhu (Speyside),  10 yıllık ,80⁰


Clynelish (Highland), 12 ⁰yıllık ,114⁰


Cragganmore (Speyside), 10 yıllık ,80⁰


Dalmore (Highland), 12 yıllık ,80⁰


Dalwhinnie (Highland), 15 yıllık ,86⁰


Glendronach(Speyside), 12 yıllık ,80⁰ ve 86⁰



Glenfarclas(Speyside), 8-25 yıllık,80⁰,86⁰,92⁰,120⁰


Glenfiddich(Speyside),80⁰


Glen Grant(Speyside),10-15 yıllık,80⁰,86⁰ ve 92⁰







The Glenlivet(Speyside),  12 yıllık ,86⁰


Glenmorangie(Highland),  10 yıllık ,80⁰


Highland Park(Orkney),  12 yıllık ,80⁰


Isle of Jura(Ise of Jura),8 yıllık,80⁰


Knockando(Speyside),86⁰


Lagavulin(Islay),16 yıllık,86⁰


Laphroaig(Islay), 10 yıllık ,86⁰


Lochnagar(Highland),  12 yıllık ,86⁰


Longmorn(Speyside), 12 yıllık ,86⁰,25 yıllık,86⁰






The Macallan(Speyside), 12 yıllık ,86⁰, 25 yıllık,86⁰




Mortlach(Speyside), 12 yıllık ,80⁰


Oban(Highland), 12 yıllık ,86⁰, 14 yıllık,86⁰




Rosebank(Lowland),8 yıllık,80⁰


Scapa(Orkney),8 yıllık,80⁰


The Sigleton(Speyside),80⁰


Springbank(Campbeltown),12-30 yıllık,92⁰






Strathisla(Speyside), 15 yıllık ,80⁰


Talisker(Skye),8 yıllık,91.6⁰


Tamdhu(Speyside), 10 yıllık ,80⁰


Tomnavoulin(Speyside), 10 yıllık,80⁰


Tormore(Speyside), 10 yıllık,80⁰


Tahıldan Yapılan Viski
Bu viski malt haline getirilmemiş tahıllardan,öncelikle mısırdan ve bir ölçüye kadar da malt haline getirilmiş arpadan damıtılır.Damıtma,randımanlı sanayi üretimini sağlayan sürekli imbiklerde yapılır.
Tahıl suda kaynatılır,maya ile karıştırılır ve sonra büyük maylanma tanklarına transfer edilir.Damıtma birbirlerine bağlı iki uzun bakır borudan oluşan imbiklerdeyapılır.Bu borular içinde buhar ve mayşe sürekli olarak döner.Bu imbiklerin içinde havalandırma ve ayırma aygıtlarından oluşan karmaşık bir sistem vardır.Bu sistem,çok kısa zamanda çok saf bir alkolün elde edileceğini garantiler.Sonuç;daha hafif,renksiz ve neredeyse nötr tatta bir hububat alkolüdür.
Genellikle,tahıldan yapılan viskinin dinlendirilmediği söylenir.Ama harmanlanmış İskoç viskisi yapmak için maltlanmış viskiler ile karıştırılan tahıldan yapılmış viskilerin çoğu dinlendirilmelidir.Çünkü her İskoç viskisi için yasal olarak belirlenen minimum dinlendirme süresi aynı zamanda tahıldan yapılmış viskiler için geçerlidir.
Harmanlanmamış İskoç viskisi
İskoç viskisi,tüm dünyaya yayılmış ününü harmanlanmış şekliyle kazanmıştır.Çünkü hafif tahılın maltlanmış viskiyle birleşimi,bu içkinin yoğunluğunu azaltır ve cazibesini arttırır.Bir karışım,iki veya üç çeşit tahıldan yapılmış viski dışında on beş ile elli adet değişik özellik ve yaşlardan maltlanmış viski içerir.Her firma en uyumlu ürünü yapmaya çalışır.Çünkü çoğu karışım tahıldan yapılmış renksiz viski içerir ve en gerçekçi rengi yaratmak için karışıma renklendirici bir madde olan karamel eklenir.Bir karışımın kalitesi,içerdiği malt oranına(%5 – 70) ve yaşına normalden daha fazla malt içerdiğine bağlıdır.Aynı zamanda ürünün şişelenmeden önce meşe fıçılarda birkaç ay beklemiş olması da önemlidir.Ne olursa olsun,en çekici ve pahalı harmanlanmış viski bile malttan yapılmış viskinin yerini tutamaz.
Bazı meşhur markalar:


The Antiquary Deluxe, 12 yıllık,80⁰


Ballantine’s Fine Scotch,12,17,10 yıllık,86⁰






Bell’s Extra special, 12 yıllık,86⁰;Deluxe, 20 yıllık,86⁰;RoyalReserve,30 yıllık 86⁰







Black&White ,80⁰


Buchanan’s Reserve, 12 yıllık,86⁰


Chivas Regal, 12 yıllık,86⁰,Royal Salute,86⁰






Cutty Shark, 12 yıllık, 86⁰


Dewar’s White Label, 12 yıllık,80⁰


Dimple Haig, 10 yıllık,80⁰


Famous Grouse,80⁰


Grant’s  10 yıllık, 80⁰


Haig Gold Label,86⁰


Highland Queen,86⁰;Grand Reserve, 15 yıllık,86⁰






J&B(Justerini&Brooks),86⁰


Johnie Walker Red Label,86⁰;Black Label, 12 yıllık,80⁰,Swing, 12 yıllık,86⁰


King Georg IV,80⁰


King’s Ransom, 12 yıllık,86⁰


Logan Deluxe,80⁰


Long John Deluxe,80⁰ ve 86⁰


Old Parr Deluxe, 12 yıllık,86⁰


Teacher’s Highlend Cream,80⁰


Usher’s,80⁰


Vat 69,86⁰


White Horse,80⁰


http://www.majadavet.com/Default.aspx?tabid=175